Taking Risks, Embarrassment, And The Power Of Stories
B2 English dinleme pratiği · Avustralya İngilizcesi · orta üstü seviye öğrenenler için özenle seçildi
İngilizcede “didn’t have the guts” ne demek?
“Guts” kelimesi vücudundaki iç organları ifade edebilir, ama bu deyimde cesaret demek. “I didn’t have the guts”, “korkudan yapamadım” anlamına gelir. Günlük konuşmada çok sık kullanılır. İnsanlar korkunun kendilerini ya da bir başkasını bir şey yapmaktan alıkoyduğundan bahsederken bu ifadeyi kullanır. Olumlu hâli de var: “She had the guts to quit her job”, yani işten ayrılmaya cesaret etti, demek.
Klipte konuşan kişi, aylardır ofisinin penceri önünden geçen bir kuryeyi izliyor. Dışarı çıkıp onunla konuşmak istiyor ama geri adım atıyor: “I wanted to go out there and make a move on him, but I didn’t have the guts.” Kendi korkusuyla ilgili oldukça samimi ve herkesin kendini bulabileceği eğlenceli bir itiraf bu. İfade pek çok günlük durumda karşına çıkar. Bir arkadaşın şöyle diyebilir: “He didn’t have the guts to ask for a pay rise.” Kendinle ilgili de kullanabilirsin: “I wanted to disagree with my boss, but I didn’t have the guts.” Ya da olumlu versiyonu: “She finally had the guts to move abroad” — yani biri zor ve cesaret isteyen bir şeyi başardığını söylemenin sade bir yolu. Bu ifade günlük konuşma diline ait ve sözlü İngilizcede son derece doğal. Resmî yazılarda kullanılmaz ama sohbetlerde, podcast’lerde ve filmlerde sürekli karşına çıkar.
Kelime sıklığı
Bu B2 English dinleme pratiği dinleme pratiğindeki kelimeler ne kadar yaygın?
Genel İngilizce sıklığı
Konuşulan İngilizce sıklığı
Bu videonun seviyesinin üstündeki kelimeler
Bu videonun B2 seviyesinin ötesine geçen kelimeler için kısa açıklamalar.
Kaynak: wordfreq 3.1.1 (genel) · SUBTLEX-US 2012 (sözlü). Aralıklar yaklaşık değerlerdir, tam sıralamalar saklanmıyor.