Talking About Roman History And Modern Society
C1 English dinleme pratiği · İngiliz İngilizcesi · ileri seviye öğrenenler için özenle seçildi
“an antidote to” İngilizcede ne anlama gelir?
Antidot, bir zehiri etkisiz hale getiren ilaçtır. Günlük İngilizcede aynı kelime, kötü bir durumu düzelten her şey için kullanılır. “An antidote to stress” (stresin bir antidotu), stresi gideren bir şey demektir. Bu ifade haber yazarlığında, belgesellerde ve günlük konuşmada — komik bir film, uzun bir yürüyüş veya lezzetli bir yemek hakkında — duyulur. Düşünceli katar ama abartılı değildir.
Klipta bir tarihçi Roma tarihi üzerine bir dizi hakkında konuşur. Şöyle der: “If it was a small antidote to modern celebrity culture, I’m extremely pleased.” Yani dizi, günümüzün ünlüleriyle olan takıntımız için küçük bir çaredir. Bu kalıp birçok durumda aynı şekilde işler. Bir gazeteci yazabilir: “The comedy series is a welcome antidote to a week of bad news.” Bir arkadaş diyebilir: “A long walk was the perfect antidote to my bad mood.” Yapıya dikkat edin: “an antidote to + isim.” İsim her zaman sorundur — kaçınmak veya azaltmak istediğiniz şey. Bu kalıp haber yazarlığında ve belgesellerde sıkça geçer. Argo değildir ama çok sert de değildir. Bir şeyin can sıkıcı bir durum için bir çare olduğunu söylemek istediğinizde kullanın.