Ein Filmabend mit Snacks
A1 German dinleme pratiği · Almanca · yeni başlayanlar için özenle seçildi
Almanca’da “riechen” ve “hören” gibi duy fiilleri preposizyon alır mı?
Almancada algıladığın şeyi çoğu zaman doğrudan fiilden sonra koyarsın: riechen (koklamak), hören (duymak) ve schmecken (tatmak) fiilleri preposizyon olmadan doğrudan bir accusative (belirtme) nesnesi alabilir — ich höre den Tiger (“kaplanı duyuyorum”), ich sehe den Vater (“babayı görüyorum”). Değişen şey şu: der Tiger, duyduğun nesne olduğu an den Tiger olur. Ama bir kokuyu veya tadı başka bir şeyle karşılaştırırken Almanca wie veya nach kullanır — es riecht wie Butter (“tereyağı gibi kokuyor”) — tıpkı İngilizcede de bu durumlarda “like” veya “of” gerektiği gibi.
Bu ders videosu, bir aile film akşamı üzerinden bu kalibi kuruyor: kaplanı duyuyorlar (sie hören den Tiger) ve babayı görüyorlar (sie sehen den Vater) — sade bir accusative nesnesiyle; sonra patlamış mısırın kokusu başka bir şeyle karşılaştırılınca yapı değişiyor (es riecht wie Butter) — Almancanın preposizyonu ne zaman bıraktığının ve ne zaman gerektiğinin güzel bir örneği.