Un dimanche matin tranquille en France
A1 French dinleme pratiği · Fransızca · yeni başlayanlar için özenle seçildi
“Croiser quelqu’un” Fransızcada ne anlama gelir?
“Croiser”, İngilizce “cross” kelimesine benziyor ve kollarını veya bir sokak geçmek için “cross” demek mümkün. Ama bir kişi veya hayvanla kullanıldığında anlam değişir: onlardan geçmek ya da tesadüfen onlarla karşılaşmak. Kliptte konuşmacı sakin Pazar yürüyüşünde “croise beaucoup de chats” diyor. Kedileri “geçmiyor” — yolda onlarla sürekli karşılaşıyor, onlara rastlıyor. Bu, küçük, tesadüfi karşılaşmalar için doğru kelime.
Klipten: “Je croise beaucoup de chats.” (Çok sayıda kediyle karşılaşıyorum / Birçok kediden geçiyorum.) “Croiser”, “croix” (haç) kelimesinden gelir, yani temel fikir iki yolun bir an için kesişmesidir. Doğrudan nesneyle kullanıldığında hızlı, genellikle tesadüfi bir karşılaşma kastedir — “J’ai croisé Marie à la boulangerie” (Fırında Marie’yle karşılaştım). Dönüşlü formla küçük ama faydalı bir fark vardır. “Se croiser”, iki kişinin birbirlerinin yanından geçmesi, her biri kendi yoluna giderken demektir: “On s’est croisés dans la rue” (Sokakta birbirimizin yanından geçtik). Ve “croiser quelqu’un”, “rencontrer”den daha hafiftir. Zaten tanıdığınız biriyle tesadüfen “croise” edersiniz; ilk kez “rencontre” edersiniz. Bu çok doğal, çok Fransızca bir ayrım basit bir günlük cümlede gizlidir.