Un centre pour accompagner les femmes atteintes d’endométriose
B2 French dinleme pratiği · Fransızca · orta üstü seviye öğrenenler için özenle seçildi
Fransızcada “être pris en charge” ne demek?
Fransızcada “être pris en charge” iki farklı fikri tek çatı altında toplar. Bir kişi prise en charge olabilir; yani ona bakılır, ilgilenilir. Bir masraf da pris en charge olabilir; yani sizin yerinize ödenir, karşılanır. Bu ifadeyi doktorda, hastanede ve sigortayla ilgili konularda sıkça duyarsınız. Tek bir ifade, İngilizcedeki birkaç farklı kelimenin işini birden yapar. İki anlamı da tek bir İngilizce kelimeyle tam olarak karşılamak mümkün değildir.
Klipte merkez, endometriozisli kadınlara “un parcours personnalisé... un parcours entièrement pris en charge” — “kişiselleştirilmiş bir bakım programı... tamamen karşılanan bir program” sunduğunu belirtiyor. Kadınlara hem bakım veriliyor hem de hiçbir ücret ödemiyorlar. İfade, “prendre en charge” fiilinden gelir; sözcük anlamı 'sorumluluğu üstüne almak’tır. Burada “charge”, yük ya da sorumluluk demektir. Yani bir şey, birinin sorumluluğuna ya da bakımına verilir. “Être pris en charge” edilgen yapısında özne, yardım edilen kişi ya da ödenen masraf olabilir. Bu yapı Fransa’da her yerde karşınıza çıkar: sağlıkta, maliyede, sosyal hizmetlerde. İki örnek: “Le patient a été pris en charge par les pompiers” (hastaya itfaiyeciler tarafından bakıldı). “Les frais sont pris en charge par l’assurance” (masraflar sigorta tarafından karşılandı). Bir dilbilgisi ipucu: geçmiş zaman ortacı dişi özneyle uyum sağlar: “elle a été prise en charge.”